Uzay

UZAY

Uzay, İngilizce karşılığı Space olarak geçiyor. Space kelimesinin diğer anlamlarına baktığımız da boşluk manasında kullanıldığını görüyoruz. Uzay kelimesi Türkçe de uzayan anlamından mülhem konulduğunu düşünebiliriz. İngilizce karşılığı olarak da bir boşluk olarak düşünüldüğünü anlıyoruz.uzay

Peki uzay, gerçekten bir boşluk mu veya uzayıp giden sonsuz bir gerçeklik mi?

Bilim mükemmel bir şekilde gelişiyor. Her yıl bir önceki yıla nispeten artık daha fazla yeni bilgi üretiyoruz. Ancak uzay, evren hakkında hakkında hala bilgi birikimimiz neredeyse yok hükmünde. 

Gezegenler, uyduları, sayısız yıldızlar, kara delikler, asteroidler, hayat olup olmadığı tartışılan gezegenler, uzaylılar hala bir muamma olmaya devam ediyor. 

Evren o kadar büyük ki ışık hızıyla seyahat edebilseydik bile sonuna ulaşamayacaktık. uzay

Bize en yakın bir yıldız olan Proxima Centauri yıldızı bize 4.2 ışık yılı uzaklıkta. Işık hızıyla gidebilseydik 4,2 sene de yıldıza ulaşacaktık. Ve diğer yıldızlar arası mesafede en az o kadar. Bizim galaksimizde yaklaşık 400 milyar yıldız bulunuyor. Ve uzayda 400 milyar yıldız bulunan sayısız galaksi var. İnsan 1 den 1 milyara yaklaşık on iki sene saydığını hesaba katarsak. Beyin yakan bir hayalle baş başa kalıyoruz.

Muazzam bir büyüklük

Muazzam bir büyüklük demek istiyorum ama muazzam kelimesi bile yok oluyor, anlamını yitiriyor. Bir teoriye göre sandığınız kadar büyük olmaya bilir de uzayda gördüğümüz parlaklıklar sadece yıldızların başka zamanlardaki görüntüsü bile olabilir. Her iki teori de de uzayın çok büyük olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Uzay‘ın bir sınırı var mı, varsa sınırdan ötede ne var soruları geliyor aklımıza. Bu konuda bir fikrim yok. Sadece anlayacağımız, kavrayamayacağımız bir fizik olduğunu görüyorum. Mantığımızda bir noktanın eksik kaldığını anlıyorum. Mantığımız sınırları dışında bir şey olabileceğini uzayın ötesinin olmayacağı fikrinden anlıyorum. Herhalde uzay ve daha ötesi ve yaratılışıyla ilgili kesin bilgileri ahirette öğreneceğiz:) 

Peki! bu muazzam! büyüklüğe sahip Evren’de acaba sadece biz mi yaşıyoruz ? Sorunun cevabını size bırakıyorum. Bana göre elbette yalnız olamayız.  Bu muazzam büyüklük içerisinde tek ve yalnız olduğumuz fikri de uzay’ın büyüklüğü kadar saçma bir fikir olurdu herhâlde. Aşağıdaki video ve benzer videoları izleyince sizde bana hak vereceksiniz eminim. 🙂

Uzayı çok seviyorum. Çünkü ne zaman sıkıntılı olsan onu yaratanın her şeye kadir olduğunu anlıyorum, ve rahatlıyorum. Mutsuzken göğe bakmak rahatlatıyor beni.

İlk 1961 yılında Yuri Gagarin tarafından aya çıkıldı

İlk 1961 yılında Yuri Gagarin tarafından aya çıkıldı, 8 sene sonra 1968 de ise Neil Armstrong ilk kez  aya ayak bastı.

uzay
Benim için küçük insanlık için büyük bir adım.

Gerçekten yerinde olmak isterdim. Muazzam bir şeyin ilk tanığı olmak kadar güzel bir şey var mı. Önümüzdeki 10 yıllarda, 100 yıllarda tabi insanlığın ömrü bu kadar uzun olacak mı bilemiyorum ama diğer gezegenler de keşfedilecek. Detaylı bilgiler edinilecek belki gerçekten yaşamın olduğu bir gezene ulaşılacak gezegenler arası teknolojik veri aktarımlarıyla teknoloji katlanacak ve daha yeni dünyaları keşfedebileceğiz. Belki de gezegenler arası savaşlar yaşanacak. Farklı dünyalarda farklı olaylarla karşılaşacağız.

Ünlü fizikçi Stephen Hawking’euzay göre onlarla iletişime geçmememiz de gerekebilir. Dost canlısı olmaya bilirler sonuçta bizden daha zeki olabilir ve bizi alt edebilirler. Kobay olarak kullanabilirler. Tüm dünya halkını kendilerine köle bile edebilirler. Dünyaları yok olduğu veya dar geldiği için dünyamızı bizden alabilirler. Veya dost canlısı yaratıklar ise bizimle beraber yaşayabilirler belki topraklar veririz, toprak alırız, kız verip kız alırız belki de. :)Her ne olacaksa olsun farklı deneyimlerimiz olurdu herhâlde

Kötü olan bir şey var bana göre koca Evren’de, şu dünyada hatta şehrimizde ve hatta evimizin odasında sıkışıp kalıyoruz. Neyse ki hayal gücümüz var 🙂 

Bazen bu kadar büyüklüklere şaşırmıyorum. Tam tersi küçüklüğümün farkına varıyorum. Nicel büyüklükten ziyade düşüncenin büyüklüğünü fark ediyorum. Aldebaran, Rigel veya başkası ne kadar büyük olsa da en ufak bir fikirden daha büyük olamazlar. Çünkü fikir ve hayal onların sınırlarını aşacak kadar canlı ve büyük. Fikrinizi ve hayal gücünüzü büyütün.

Uzay ile ilgili yazılarımıza devam edeceğiz. Şimdilik bu kadar.

Post Your Comment Here

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir